ParentAI
‹ Tüm rehberler

13–14 yaş

13-14 Yaşında Motivasyon ve Rutin: "Sonra Yaparım"dan Kendi Yönettiği Bir Haftaya

On üç yaşındaki çocuğunuz odasını toplamayı bıraktıysa, çok sevdiği sporu bıraktıysa, ödevini yapıyorsa bile gece on birde yapıyorsa ve üçüncü denemeden önce uyandırılamıyorsa, ergenliğin başının en sıradan tablolarından birine bakıyorsunuz. Çocuğunuz biyolojik saatinin, beyninin ve kim olduğuna dair duygusunun baştan inşa edildiği bir dönemin ortasında; on yaşında işe yarayan rutinler artık ona uymuyor. Şimdiki görev onun gününü daha sıkı yönetmek değil, kendi yöneteceği bir günü kurmasına yardım etmek.

Bu yaşta neden oluyor

Biyolojik saat gerçekten kaydı. Ergenlik civarında, uyku sinyali veren hormon olan melatoninin akşam salgılanması yaklaşık iki saat geç saatlere kayar. Saat onda uykusu gelmeyen bir genç zorluk çıkarmıyor; biyolojisi ona akşamın daha erken olduğunu söylüyor. Okul yine de sabah sekizde başlıyor, bu yüzden birçok genç sekiz ile on saatlik ihtiyaca karşılık yedi saat ya da daha az uykuyla idare ediyor. "İmkânsız sabahlar" ve "motivasyon yokluğu" çoğu zaman günün iki ayrı ucundan görülen aynı sorundur.

Motivasyonun yönü de değişti. Küçük çocuklar büyük ölçüde sevdikleri yetişkinleri memnun etmek için çabalar. On üç, on dört yaşında ise çekim özerkliğe, yetkinliğe ve aidiyete doğrudur: bir şeyi kendisi seçtiği için yapmak, bir şeyde daha iyi olmak ve bir grubun parçası olmak. Dırdır bunların ilkine doğrudan saldırır; bu yüzden neredeyse her seferinde istediğinizin tam tersini doğurur.

Plan yapan beyin hâlâ yapım aşamasında. Bir hedefi akılda tutan, adımları sıraya koyan ve hazzı erteleyen ön beyin kabuğu yirmili yaşların ortasına kadar olgunlaşmaya devam ederken, anlık, sosyal ve yeni ödüllere tepki veren bölgeler tam güçle çalışır. Grup sohbeti canlı ve şimdidir; cuma günü teslim edilecek bir ödev ise soyuttur. Ekranlar tam da bu yarışı kazanmak üzere tasarlanmıştır.

Bırakılan bir hobiye tembellik demeden önce ikinci kez bakmakta fayda var. Bu yaşta çocuklar kim olduklarını keşfediyor ve piyanoyu ya da futbolu bırakmak bir çaba eksikliği değil, bir kimlik kararı olabilir. Baskı yapmadan, bir kez, neyin değiştiğini sorun. Yerini başka bir şey aldıysa bu gelişimdir. Hiçbir şey almadıysa okumaya devam edin.

En önemli ayrım da budur: geçici bir düşüş mü, yoksa kopuş mu. Geçici düşüş yer yer görülür. İki derste notlar düşer ama arkadaşlarıyla gülmeye ve okula gitmeye devam eder. Kopuş ise düz ve her yerdedir: hiçbir şey ilgisini çekmez, arkadaşlar uzaklaşır, uyku ya da iştah değişir ve "Umurumda değil" güzel bir hafta sonundan sonra da geçmez. Aşağıdaki stratejiler ilkinde yardımcı olur. İkincisi sizin ve bir uzmanın daha yakından bakmasını gerektirir.

Ne işe yarar

Rutinin tasarımını ona bırakın, tek bir kontrol görüşmesini tutun. Şöyle bir şey söyleyin: "Okul haftanı kendin planlayacak yaştasın. Ödevin, antrenmanın ve boş zamanın ne zaman olacağına sen karar ver. Pazar akşamı nasıl gittiğini sorarım." Sonra buna sadık kalın: çarşamba günü hatırlatma yok. Pazar günü neyin işe yaradığını sorun ve planı düzeltmesine izin verin. Kendi tasarladığı bir rutini savunur; ilk iki haftanın sancılı geçmesini bekleyin.

Günü uykuyla, sabah ucundan sabitleyin. Biyolojik saati akşamın erken olduğunu söylerken yatma saati üzerine tartışmak nadiren işe yarar. Uykuyu öne çeken şeyler şunlardır: haftanın yedi günü sabit bir kalkış saati, hafta sonları en fazla bir saat farkla; uyandıktan kısa süre sonra gün ışığı, yani açılan perdeler ve pencere kenarında kahvaltı; gece yatak odasının dışında şarj olan telefonlar ve oyun konsolları, kalıcı olmasını istiyorsanız bütün ev halkı için. Sekiz ile on saati hedefleyin. Birçok aile, iki üç hafta bunu uyguladıktan sonra "motivasyon" sorununun kendiliğinden küçüldüğünü görür.

Büyük işleri başlangıç saati olan küçük bir ilk adıma bölün. "Projen pazara kadar bitmiş olsun" on üç yaşındaki bir genci bir dağın karşısında bırakır. "Saat beşte dosyayı aç, başlığı ve üç alt başlığı yaz" ise başlayabileceği bir şeydir. Zor olan başlamaktır; on dakika harcandıktan sonra gerisi genellikle gelir. Şu soruyu sormayı öğretin: "En küçük ilk adım ne ve ne zaman başlayacaksın?"

Dırdırın yerine "önce-sonra" koyun. "Çantan hazırlanıp mutfak toplanınca oyun konsolu açılır." Bir kez, sakince söylenip arkasında durulduğunda bu, yirmi hatırlatmanın işini görür ve sizi bekçi rolünden çıkarır. Gereken şeyi yapmamayı seçerse istediği şey de olmaz, siz de bu konuda güler yüzlü kalırsınız.

Önemsediği bir şeyi koruyun ve yetkinlik duygusunun başka alanlara taşmasına izin verin. Tırmanışta, davulda, resimde, kodlamada ya da hafta sonu çalıştığı bir işte ilerleyen bir genç, "Emek verince gelişiyorum" diye öğrenir. Bu inanç başka alanlara da taşınır. Özellikle okul kötü giderken o etkinliği koruyun ve kendi değeriyle ilgilenin. Her şeyi bıraktıysa tek bir şey bulmasına yardım edin.

Çabayı ve sözünü tutmayı somut ve kısa biçimde fark edin. "Ödeve perşembe gecesi yerine salı günü başladın, belli oluyor." "Bu hafta iki kez bensiz kalktın. Fark ettim." On üç yaşındakiler boş övgüyü anında sezer; bu yüzden doğru ve net olsun, sonuna da "O zaman neden her zaman..." eklemeyin.

Beklentileri sabit ve dramsız tutun, kendi rutinlerinizle örnek olun. Az sayıda vazgeçilmez kural üzerinde anlaşın, örneğin uyku, okula devam ve bir ev görevi; bunlar atlandığında sonuçlar tırmanan değil, öngörülebilir ve sıkıcı olsun. Kendi rutinlerinize uyduğunuzu görmesine izin verin: yemekte telefon kenarda, söylediğiniz saatte yatak, sıkıcı iş planladığınız zamanda yapılmış.

Nelerden kaçınılmalı

Durmadan hatırlatmak. Her hatırlatma çocuğunuza hatırlamasına gerek olmadığını öğretir, çünkü siz hatırlayacaksınız.

Onun yerine yapmak. Odayı toplamak, yapılmayan ödev için öğretmene mesaj atmak, çantayı hazırlamak: her biri bugün daha iyi bir sonuç ve sizsiz baş edemeyeceğine inanan on dört yaşında bir genç üretir.

Temel şeyler için ödeme yapmak. Her toplanan oda ya da bitirilen ödev için para veya ödül, asıl meseleyi ödeme haline getirir ve çocuğunuza işin kendi başına bir değeri olmadığını söyler.

Onu ayakta tutan tek etkinliği elinden almak. "Derse vakit kalsın" diye futbolu ya da müzik grubunu kaldırmak, yetkin hissettiği yeri ve diğer her şey için ihtiyaç duyacağınız iyi niyeti de ortadan kaldırır.

Kıyaslamak ve felaket senaryoları çizmek. "Ablana hiç söylemem gerekmezdi" çaba değil, utanç doğurur. "Böyle giderse hiçbir yere varamazsın" bir uyandırma çağrısı olarak kastedilir; on üç yaşındaki bir gencin duyduğu ise onun başarısız olduğuna zaten karar verdiğinizdir.

"Hafta sonu" diye uykuyu salmak. Öğlen birlere kadar uyumak biyolojik saati daha da geriye atar ve pazartesi sabahı jet lag'e döner. Akşam biraz daha uzasa bile kalkış saatini okul günlerine yakın tutun.

Ne zaman yardım almalı

Şu durumlarda aile hekiminizle, okulun rehberlik servisiyle ya da bir çocuk ve ergen psikoloğuyla konuşun:

Çocuğunuz bir gün umutsuz hissettiğini, hiçbir şeyin önemi olmadığını söylerse ya da kendine zarar vermekten bahsederse bunu acil kabul edin ve aynı gün bir doktora, bir ruh sağlığı uzmanına ya da 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ulaşın.

Kaynaklar

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi veya psikolojik tavsiye yerine geçmez. Çocuğunuz için endişeleniyorsanız bir doktora ya da uzmana danışın.