Çoğu akşam yere atılmış bir çalışma kâğıdı, ağlayan bir çocuk ve dişlerinizin arasından "hadi, bir satır daha" diyen sizinle bitiyorsa, yalnız değilsiniz. Altı yedi yaşında ödev reddi nadiren tembellik ya da inatla ilgilidir. Genelde zamanlamanın, görevin büyüklüğünün ya da yardımın veriliş biçiminin ayarlanması gerektiği anlamına gelir; üçü de sizin değiştirebileceğiniz şeyler.
Bu yaşta neden oluyor
Altı yaşındaki bir çocuk günün büyük kısmını zaten yerinde oturarak, sırasını bekleyerek, yönergelere uyarak ve söylemek istediklerini içinde tutarak geçirmiştir. Bu yaşta öz denetim sınırlı bir kaynaktır ve öğleden sonraya gelindiğinde çoğu tükenmiştir. Sabah dokuzda zorlandığı becerilerin üzerine bir kez daha yoğunlaşmasını istemek, boş bir depoya denk gelir.
Bu dönemde ödevin ne işe yaradığını bilmek de yardımcı olur. Okulun ilk yıllarında değeri esas olarak alışkanlıkta yatar: belli bir saatte oturmak, dırdır edilmeden bir işe başlamak ve küçük bir işi bitirmek. İçerik, rutinden daha az önemlidir. Araştırmalar bu ilk yıllarda ödev ile başarı arasında ölçülebilir bir bağ pek bulmuyor; amaç çalışma kâğıdında ustalaşmak değil, öğrenen biri olmayı pratik etmektir.
Korku, göründüğünden daha büyük bir rol oynar. Bu yaştaki çocuklar kendilerini başkalarıyla kıyaslamaya ve harflerinin bir sınıf arkadaşınınkinden farklı göründüğünü fark etmeye yeni başlar. "Çok zor" ve "Yapamıyorum" çoğu zaman sizin önünüzde yanlış yapma riskinden kaçmanın bir yoludur. Hatasının üzerini karalayan ya da başlamayı reddeden bir çocuk, sizi sınamaktan çok kendini koruyor olabilir.
Gerisini açlık ve yorgunluk tamamlar. Birçok çocuk öğle yemeğinde az yer ve okul sonrası enerji düşüşü gerçektir. Buna geç bir başlangıç, yanda oynayan bir kardeş ve o da yorgun olan bir ebeveyn eklenince, kriz kapıdadır.
Bazen sorun ödevin kendisidir. Fazla zor iş gözyaşı getirir; fazla kolay iş oyalanma ve sıkılma. İkisi de direnç gibi görünür. Miktar için makul bir ölçü, yaygın olarak kullanılan sınıf başına gecede yaklaşık on dakika ödev kuralıdır; yani bu yıllarda biraz okumaya ek olarak on ila yirmi dakika kadar. Çocuğunuzun ödevi düzenli olarak bundan çok daha uzun sürüyorsa bir şeyler yolunda değildir ve öğretmenin bunu duyması gerekir.
Son olarak, ödev çabucak bir irade savaşına dönüşebilir. Ebeveyn işi devraldığı anda, kalemi tutarak, her harfi düzelterek ya da baştan yazdırmakta ısrar ederek, çocuk sahiplik duygusunu kaybeder ve direnir. Görev bir yarışmaya dönüşür ve altı yaşındaki bir çocuğun yarışmaya ayıracak enerjisi her zaman sizinkinden fazladır.
Ne işe yarar
Önce ara öğün ve oyun, sonra sabit ve kısa bir zaman dilimi. Aç ve okulun heyecanını üzerinden atamamış bir çocuk yazı yazmaya odaklanamaz. Bir ara öğün ve yirmi otuz dakika koşturma ya da serbest oyun ekleyin, sonra ödeve her gün aynı saatte başlayın; akşam yemeğinden epey önce, yatma saatinden çok uzakta. Örneğin: 15.45'te eve geliş, elma ve biraz peynirli kraker, 16.30'a kadar bahçe ya da park, ardından mutfak masasında ödev, 17.00'de bitmiş. Öngörülebilir bir zaman dilimi, ödevin yapılıp yapılmayacağına dair günlük pazarlığı bitirir.
Tek bir yer, her şey hazır. Bir yer seçin, ideal olarak onu görebileceğiniz bir masa, ve içinde açılmış kalemler, silgi, cetvel ve okuma kitabı olan bir kutu bulundurun. Kalem aramak hem bir oyalanma taktiği hem de gerçek bir sinir kaynağıdır; önceden hazırlanmış malzemeler ikisini de ortadan kaldırır.
Sonunu görebileceği parçalara bölün. Koca bir sayfa bunaltıcıdır; "şu üç işlem" değildir. Bir mutfak zamanlayıcısı kullanın: "Beş dakika, sonra biraz esneriz." Çalışma kâğıdını yalnızca tek satır görünecek şekilde katlayın. Zamanlayıcı çaldığında çocuğunuz kalkar, su içer ve sonraki beş dakika için geri gelir. Gerçek molalarla verilen kısa aralıklar, uzun ve bitmek bilmeyen bir oturuştan daha çok iş çıkarır; "devam et" diyen de siz değil, zamanlayıcı olur.
Yanında olun, tepesinde değil. Aynı masada kendi işinizle oturun: evrak işleri, bir kitap, ayıklanacak fasulyeler. Bir kez söyleyin: "Takılırsan buradayım; yazıyı sen yazıyorsun." "Yapamıyorum" geldiğinde çözmeyin. "Hangi kısmı zor geliyor?" diye sorun, yalnızca o kısma yardım edin, sonra geri çekilin. Çocuğunuz neyin zor olduğunu söyleyemiyorsa yönergeyi birlikte sesli okuyun ve ilk maddeyi beraber yapın, ikincisini tek başına yapmasına izin verin.
Sonucu değil, emeği ve yöntemi övün. "Geri dönüp onu kontrol ettin" ya da "O kelimeyi tahmin etmek yerine heceledin" demek, çocuğunuza bir dahaki sefere neyi yapması gerektiğini söyler. "Aferin akıllı kızım" ve "hepsi doğru" ise yalnızca önemli olanın doğru olmak olduğunu söyler ve bu da bir sonraki zor görevi daha korkutucu hale getirir.
Okumayı bir keyif olarak tutun. Okulun verdiği okuma kitapları sıkıcı olabilir; o yüzden sırayla okuyun: bir sayfa siz, bir sayfa o. Sonrasında sırf keyif için ek bir kitap seçmesine izin verin; bir çizgi roman ya da kırkıncı kez okunan aynı resimli kitap bile olur. Zor bir kelimeyi, ağlayana kadar uğraşmasına izin vermek yerine birkaç saniye sonra siz söyleyin. Keyifli on dakika, mutsuz geçen otuz dakikadan daha çok okuma alışkanlığı kazandırır.
Öğretmenle konuşun ve kusurlu ödevin gitmesine izin verin. Öğretmenler ödevin düzenli olarak öngörülenden çok daha uzun sürdüğünü ya da ağlamayla bittiğini bilmek ister. "Bu kırk dakika sürdü ve gözyaşlarıyla bitti; seviye uygun mu?" diyen kısa bir not şikâyet değil, işe yarar bir bilgidir. Çocuğunuz titrek harfler ve bir iki yanlış cevapla ödevini teslim etsin. Öğretmenin, çocuğunuzun yardımsız neler yapabildiğini görmesi gerekir; bir ebeveynin cilaladığı sayfa tam da bunu gizler.
Nelerden kaçınılmalı
Ödevi onun yerine yapmak ya da her harfi düzeltmek. Daha hızlıdır ve temiz bir sayfa çıkar, ama çocuğunuza ödevin sizin işiniz olduğunu ve kendi denemesinin hiçbir zaman yeterince iyi olmadığını öğretir. Tek bir şeye yardım edin, sonra geri verin.
Ödeve bağlı ödüller ve cezalar. Bitirince bir ödül ya da bitirmeyince kaybedilen bir ayrıcalık, işi ödülle ilgili hale getirir ve çocuğunuza her akşam pazarlık edecek bir konu verir. Sakin bir rutin ve somut övgü bu işi daha güvenilir şekilde görür.
Akşamın geç saatinde ya da yatmadan hemen önce ödev. Yorgunluk her şeyi zorlaştırır ve ışıklar sönmeden önceki son yarım saatteki gözyaşlı bir kavga uykuyu da bozar. Ödev daha önce yapılmadıysa, akşam sekizde zorla yaptırmaktansa öğretmene bir notla yapılmadan bırakmak daha iyidir.
Kriz anında tartışmak. Çocuğunuz ağlamaya ya da bağırmaya başladığında, ödev hakkında söyleyeceğiniz hiçbir şey duyulmaz. Durun, bir bardak su ve sarılma teklif edin, on dakika sonra ya da ertesi gün tekrar ele alın.
Kardeşle kıyaslamak ya da ödevi tek konu haline getirmek. "Abin hiç böyle olay çıkarmazdı" ya da kapıda karşılarken "Ödevini yaptın mı?" demek, akşamı daha başlamadan tatsızlaştırır. Önce bugün olan en komik şeyi sorun.
Ne zaman yardım almalı
Ödev direncinin çoğu, daha sakin, daha erken ve daha kısa bir düzenle birkaç hafta içinde hafifler. Aşağıdaki durumlarda öğretmenle konuşun ve bir değerlendirme ya da okulun rehberlik servisine yönlendirme isteyin:
- tutarlı bir rutine rağmen birkaç hafta sonra ödev sıkıntısı hâlâ her akşam yaşanıyorsa;
- çocuğunuzun ne kadar çabaladığı ile okuma ya da yazmada başarabildiği arasında belirgin bir fark varsa;
- yedi yaşına gelindiğinde ters yazılan harfler, harf seslerini hatırlamakta zorluk ya da çok yavaş okuma sınıf arkadaşlarına göre belirgin şekilde göze çarpıyorsa;
- çocuğunuz yalnızca ödev saatinde değil, birçok ortamda odaklanmakta, yerinde oturmakta ya da işleri bitirmekte zorlanıyorsa;
- ödev düzenli olarak bütün ailenin akşamını mahvediyorsa ya da çocuğunuz "Ben aptalım" diyor ve buna gerçekten inanıyorsa.
Aile hekiminiz ya da çocuk doktorunuz da ileri bir değerlendirmenin gerekli olup olmadığına karar vermenize yardımcı olabilir. Erken destek büyük fark yaratır ve sormak, çocuğa etiket yapıştırmak değildir.
Kaynaklar
- ABD Eğitim Bakanlığı, "Helping Your Child With Homework" (Çocuğunuza Ödevde Yardım Etmek)
- ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), "Positive Parenting Tips: Middle Childhood (6–8 years)" (Olumlu Ebeveynlik İpuçları: Orta Çocukluk, 6–8 yaş)
- Amerikan Pediatri Akademisi, HealthyChildren.org, "Homework Help" (Ödev Yardımı)
- Ulusal Okul Psikologları Derneği (NASP), "Homework: A Guide for Parents" (Ödev: Ebeveynler İçin Bir Rehber)