ParentAI
‹ 30 günün tümü

30 günün 1. günü · 1. Hafta · Bağ kurmak

Bölünmemiş İlginin On Dakikası

7 dk okuma

Çoğumuz her gün çocuklarımızla saatler geçiririz ve yine de akşam, onları aslında hiç görmediğimiz hissiyle günü kapatırız. Oradaydık ama yarımız yemekte, aile grubundaki mesajlarda, yarınki toplantıdaydı. Çocuklar bu farkı hisseder. İyi haber şu: Bu açığı kapatmak saatler gerektirmiyor. Bilinçli olarak ayrılmış yaklaşık on dakika yetiyor.

Neden önemli

Çocuklar, onlara bakan yetişkinlerle bağ kurmaya programlı doğar. Gelişim araştırmacıları çocukla ona duyarlı bir yetişkin arasındaki bu karşılıklı alışverişe "servis ve karşılık" der: Çocuk bir bakışla, bir soruyla ya da uzattığı bir oyuncakla size ulaşır, yetişkin de karşılık verir. Küçük beyinler dil, öz denetim ve güven devrelerini bu alışverişlerle kurar. Aynı ihtiyaç, biçimi değişse de on yaşındaki bir çocuk ya da bir ergen için de aynı ölçüde geçerlidir.

İlgi ihtiyacı düzenli olarak karşılanan bir çocuğun, bu ilgiyi pek hoşlanmadığımız yollarla aramasına daha az sebebi kalır: sözümüzü kesmek, mızmızlanmak, kardeşini kışkırtmak, tam da acelemiz olduğu anda direnmek gibi. Ebeveyn-Çocuk Etkileşim Terapisi'nden Incredible Years'a kadar araştırmayla desteklenen birçok ebeveynlik programı aynı yerden başlar: Çocuğun yönettiği, ebeveynin ise sadece sıcak bir ilgiyle eşlik ettiği kısa, günlük bir oyun zamanı. Aileler çoğu zaman birkaç hafta içinde güç savaşlarının azaldığını fark eder. Bunun sebebi bir şeyin düzeltilmesi değil, çocuğun "ilgi deposunun" boşalmadan doldurulmasıdır.

On dakika, gerçek bir güne sığacak kadar kısa, çocuğun hissedeceği kadar da uzundur. Süreden çok süreklilik önemlidir: Her gün on dakika, haftada bir kez bir saatten daha fazla işe yarar.

Bugün deneyin

  1. Koruyabileceğiniz bir saat seçin. Okuldan sonra, banyodan önce ya da akşam yemeğinin hemen ardından. Çocuğunuza önceden söyleyin: "Saat altıda bizim özel zamanımız, sadece sen ve ben." Bu zamanın geleceğini bilmek de hediyenin bir parçası.
  2. Telefonunuzu başka bir odaya bırakın. Masada ters çevirmek yetmez; uzanamayacağınız bir yerde olsun. Çocuğunuz, bir parçanızın bildirim beklediğini anlar.
  3. Etkinliği çocuğunuz seçsin; birkaç basit sınır içinde (ekran olmasın, sizin hakemlik yapmanızı gerektirmesin). Lego, resim yapmak, top oynamak, bir kart oyunu ya da sadece sohbet.
  4. Yön vermeyin, takip edin. Ne yaptığını anlatın ("Kırmızıyı en üste koyuyorsun"), oyununu taklit edin, merak gösterin. Öğretmekten, sınamaktan ("Bu ne renk?") ya da kulesini "düzeltmekten" kaçının.
  5. Sıcak bir şekilde ve zamanında bitirin. İki dakika önceden haber verin, sonra şöyle kapatın: "Seninle oynamayı çok sevdim. Yarın aynı saatte." Öngörülebilir bir bitiş, bir sonraki seferi başlatmayı kolaylaştırır.

Birden fazla çocuğunuz varsa, mümkün olduğunda her birine kendi on dakikasını verin; gerekirse gün aşırı. Kardeşler için bir ebeveynle baş başa zaman nadirdir ve çok kıymetlidir.

Pratikte nasıl görünür

Altı yaşındaki Defne bloklardan bir hayvanat bahçesi yapıyor. Babası telefonunu mutfakta bırakıp yanına, yere oturuyor.

"Her yeri çitle çeviriyorsun," diyor. Defne bir blok daha ekliyor. "Bu aslanlar için. Onlar tehlikeli." "En yüksek çit aslanlara," diyor babası. Defne ona bir zürafa uzatıyor: "Sen de bekçi ol." Babası zürafayı alanına götürüyor ve Defne'nin bir sonraki talimatını bekliyor. Bir duvar yıkıldığında nasıl daha sağlam yapılacağına dair tek kelime etmiyor; sadece "Eyvah, firar var!" diyor. Defne gülüyor ve duvarı kendi bildiği gibi yeniden kuruyor.

Olağanüstü hiçbir şey olmuyor. Mesele de tam olarak bu. On dakika boyunca Defne, babasının dünyasındaki en ilginç kişi ve bunu biliyor. O gece yatarken, kimse sormadan, okulda ona kötü davranan bir kızdan bahsediyor; bütün öğleden sonra hiç açmadığı bir konu. Çocuklar önemli şeyleri genellikle kanal zaten açıkken getirir.

Yaşa göre

Zorlandığınızda

"On dakikam yok." Çoğu ebeveyn böyle hisseder ve bazı günler bu gerçekten doğrudur. Yeni zaman eklemek yerine, zaten birlikte geçirdiğiniz zamanın niteliğini değiştirin: kulaklıksız okul yolu, telefonsuz banyo, ışıklar kapanmadan önce yatağın kenarında beş dakika. Odaklanılmış beş dakika da sayılır.

"Çocuğum hep daha fazlasını istiyor." İlk hafta bazı çocuklar, bu zamanın gerçekten kendilerine ait olup olmadığını süreyi uzatmaya zorlayarak sınar. Bitişi nazik ama kararlı bir şekilde koruyun ve bir sonraki buluşmanın ne zaman olduğunu hatırlatın. Yarın yeniden geleceğine güvendiklerinde itirazlar genellikle azalır.

"Oyun oynamak beni sıkıyor." Bu dürüst bir itiraf ve çok yaygın. Oyunu sevmeniz gerekmiyor; çocuğunuzla ilgilenmeniz gerekiyor. Neyi seçtiğine, sorunları nasıl çözdüğüne, neye tekrar tekrar döndüğüne bakın. Bir hafta boyunca bunu yapmak, bir ay boyunca "Okul nasıldı?" diye sormaktan çok daha fazlasını öğretir size onun hakkında.

Sık yapılan hatalar

Tek cümleyle

Her gün kısa, öngörülebilir ve telefonsuz bir dilim ilginiz, çocuğunuza "benim için önemlisin" mesajını söyleyebileceğiniz her sözden daha açık verir.

Kaynaklar

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi veya psikolojik tavsiye yerine geçmez. Çocuğunuz için endişeleniyorsanız bir doktora ya da uzmana danışın.