Saat 07.50, servis beş dakika sonra kapıda olacak ve bir ayakkabı yine kayıp. Dört kere söylediniz. Sonra kendi sesinizi duyuyorsunuz: yüksek, sert ve asla kayda alınmasını istemeyeceğiniz bir cümle. Çocuğunuzun yüzü kapanıyor. Kapı çarpıyor. İşe giderken midenizde bir düğümle sahneyi tekrar tekrar oynatıyor, "nasıl bir anne ya da baba böyle konuşur" diye düşünüyorsunuz. Bu size de olduysa yalnız değilsiniz. Önemli olan hiç kendinizi kaybedip kaybetmediğiniz değil, sonra ne yaptığınız.
Neden önemli
Hiçbir ilişki her an uyum içinde değildir ve gelişim bilimi bunun gerekmediğini söylüyor. "Donuk Yüz" deneyleriyle tanınan araştırmacı Edward Tronick, ebeveynlerle bebekler arasındaki küçücük anları incelediğinde, sevgi dolu çiftlerin bile sık sık uyumsuz olduğunu gördü: Bebek başını çeviriyor, ebeveyn bir işareti yanlış okuyor. Sağlıklı gelişimi öngören şey kusursuz uyum değil, onarımdı; yani yeniden uyum yakalamanın tekrar tekrar yaşanması. Her küçük onarım bebeğe, kötü anların bittiğini ve bağın geri geldiğini öğretir.
Çocuklar büyüdükçe de durum aynıdır. Sert bir anın ardından geri dönüp sorumluluk alan bir ebeveyn, çocuğa aynı anda birkaç şey öğretir: Duyguları gerçekti, ilişki çatışmaya dayanacak kadar güçlü ve iyi bir özür böyle dilenir. Psikiyatr Daniel Siegel ve eğitimci Mary Hartzell onarımı vazgeçilmez olarak tanımlar; çünkü kopuşlar kaçınılmazdır ve onarılmayan kopuşlar çocuğu yaşadıklarıyla baş başa, kafası karışmış ve yalnız bırakır.
Burada dürüst olmak da önemli. Ming-Te Wang ve Sarah Kenny'nin ergenli aileler üzerine çalışması, bağırmak, küfretmek ve aşağılamak gibi sık başvurulan sert sözel disiplinin zamanla daha fazla davranış sorunu ve depresif belirtiyle ilişkili olduğunu, başka anlardaki sıcaklığın da bunu dengelemediğini buldu. Onarım güçlüdür ama bağırmaya devam etme izni değildir. En iyi, daha az bağırmak için gösterilen gerçek bir çabayla birlikte işe yarar.
Bugün deneyin
- Geri dönmeden önce sakinleşin. Hâlâ öfkeliyken yapılan onarım çoğu zaman ikinci bir raunda dönüşür. Uzaklaşın, nefes alın, bir bardak su için ve sesiniz oturana kadar bekleyin. Şöyle demekte sakınca yok: "Şu an iyi konuşamayacak kadar sinirliyim. Birkaç dakika sonra geleceğim."
- "Ama" demeden kendi payınızı üstlenin. "Bağırdığım için özür dilerim ama sen hiç dinlemiyorsun" bir özür değil, yeni bir suçlamadır. Şunu deneyin: "Sana bağırdım ve tembel dedim. Bu doğru değildi, özür dilerim."
- Nasıl hissettirmiş olabileceğini adlandırın. Olaya onun tarafından da bakabildiğinizi gösterin: "Bu, özellikle sabahın ilk saatinde, korkutucu ve haksız gelmiş olmalı." Ona tepkisinin anlaşılır olduğunu söylüyorsunuz.
- Sınırı ayrıca koruyun. Onarmak, ayakkabının artık önemsiz olduğu anlamına gelmez. Bağ yeniden kurulduktan sonra soruna dönebilirsiniz: "Servisten önce ayakkabılarını bulmanın bir yolunu yine de bulmamız lazım. Kapının yanında onlar için bir yer seçelim mi?"
- Bir dahaki sefere ne deneyeceğinizi söyleyin. Somut ve gerçekçi olsun: "Bir dahaki sefere o kadar sinirlendiğimi hissedince konuşmadan önce durup nefes alacağım." Bu, çocuğunuza sorumluluk almanın neye benzediğini gösterir.
- Kendi zamanında karşılık vermesine izin verin. Bazı çocuklar hemen sarılır; bazıları omuz silker ya da bir süre soğuk durur. Affedilmeyi talep etmeyin. Onarım yine de sayılır.
Pratikte nasıl görünür
Onur, on bir yaşındaki kızı Deniz'i tek başına büyüten bir baba. Aceleli bir salı sabahı ayakkabısını kaybettiği için Deniz'e bağırıyor, ona "tam bir beceriksiz" diyor ve kızı servise sessizce biniyor.
O akşam yemekten sonra Deniz'in kapısını çalıyor. "Bir dakika girebilir miyim?" Deniz omuz silkiyor. Onur yatağın kenarına oturuyor. "Bu sabahı düşünüyordum. Sana bağırdım ve beceriksiz dedim. Söylenecek çok kötü bir şeydi ve doğru da değil. Özür dilerim." Deniz telefonuna bakmaya devam ediyor. "Hep özür diliyorsun, sonra yine yapıyorsun." Onur derin bir nefes alıyor; kızı haksız değil. "Daha önce de yaptığım konusunda haklısın. Üzerinde çalışıyorum. Bir dahaki sefere o kadar sinirlenince, bir şey söylemeden önce bir dakikalığına odadan çıkacağım." Uzun bir sessizlikten sonra Deniz, "Kanepenin altındaymış. Pamuk götürmüş," diyor. İkisi de biraz gülüyor.
Onur odadan çıkmadan önce, ayakkabılar için kapının yanına bir sepet koymaya karar veriyorlar. Onur'un özrü o sabahı silmedi, Deniz de onu hemen affetmedi. Ama babasının bahane üretmeden bir hatayı kabul ettiğini gördü ve aralarındaki kötü bir anın konuşulup onarılabileceğini öğrendi.
Yaşa göre
- 0–2 yaş: Bebekler bir özrü takip edemez ama sizdeki değişikliği hisseder. Gergin bir andan sonra yumuşak bir ses, nazik bir dokunuş ve sıcak bir yüzle geri dönün. Bu yaşta onarım bedenseldir: kucağa almak, sallamak, yeniden bağ kurmak.
- 3–6 yaş: Kısa ve somut tutun: "Kocaman, korkutucu bir sesle konuştum. Özür dilerim. Sinirliydim ama seninle bağırarak konuşmak istemiyorum." Ardından bir sarılma ya da birlikte yenen bir atıştırmalık onarımı mühürler.
- 7–11 yaş: Bu yaştaki çocuklar adalete çok duyarlıdır. Tam olarak ne yaptığınızı ve neden haksız olduğunu kabul edin, onu da sözünü kesmeden kendi tarafını anlatmaya davet edin.
- 12–16 yaş: Ergenler içi boş bir özrü hemen fark eder. Somut olun, nasihati atlayın ve hemen cevap beklemeyin. Sonradan atılan bir mesaj ya da arabada sessizce söylenen bir söz, onlar için yüz yüze bir konuşmadan daha kolay olabilir.
Zorlandığınızda
"Özür dilemek beni zayıf göstermez mi?" Genellikle tam tersi olur. "Bunu yanlış yaptım" diyebilen bir ebeveyn güç gösterir ve kararlı durması gereken anlarda da inandırıcılık kazanır. Çocuklar sorumluluk alan yetişkinlere saygı duyar.
"Ama çocuğum da gerçekten haddini aştı." Olabilir ve bu da konuşulabilir. Önce kendi payınızı, tamamen ve tek başına onarın. Ortalık sakinleşince onun davranışını ayrı bir konuşmada ele alabilirsiniz. İkisini karıştırmak özrünüzü bir alışverişe çevirir.
"Hep aynı döngüye giriyorum." Bu, sizi neyin tetiklediğine bakmanın zamanı geldiğinin işareti: yorgunluk, açlık, sabahlar, belirli bir davranış. Akşamdan hazırlık yapmak gibi küçük değişiklikler birçok patlama noktasını ortadan kaldırabilir. Çoğu gün kontrolünüzü kaybettiğinizi fark ediyorsanız ya da çocuğunuza zarar verebileceğinizden korkuyorsanız, lütfen doktorunuzla ya da bir ebeveyn destek hizmetiyle konuşun. Yardım istemek güçlü ve koruyucu bir adımdır.
Sık yapılan hatalar
- Aşırı özür dilemek ya da suçluluğa gömülmek. Uzun, gözyaşlı bir özür, çocuğun sizi teselli etmesiyle sonuçlanabilir. Net, sakin ve onunla ilgili tutun.
- Hiçbir şey olmamış gibi davranmak. Sessizlik çocuğun kendini suçlamasına yol açabilir. Kısa bir onarım bile hiç yoktan iyidir.
- Özrü söz dinletmek için kullanmak. "Özür diledim, şimdi odanı toplarsın değil mi?" demek onarımı bir pazarlığa çevirir. Özür kendi başına kalsın.
Tek cümleyle
Her zaman sakin kalamayacaksınız; ama dürüstçe onarmak için geri dönmek, çocuğunuza sevginin çatışmadan sağ çıktığını öğretir ve bir şeyi nasıl düzelteceğini gösterir.
Kaynaklar
- Tronick, E. Z. ve Gianino, A. F., "Interactive Mismatch and Repair: Challenges to the Coping Infant" (Zero to Three, 1986)
- Siegel, D. J. ve Hartzell, M., "Parenting from the Inside Out" (kitap, 2003)
- Wang, M.-T. ve Kenny, S., "Longitudinal Links Between Fathers' and Mothers' Harsh Verbal Discipline and Adolescents' Conduct Problems and Depressive Symptoms" (Child Development, 2014)