ParentAI
‹ 30 günün tümü

30 günün 4. günü · 1. Hafta · Bağ kurmak

Küçük Ritüeller, Büyük Güven

6 dk okuma

Sabahları okul kapısı günün en zor anı olabilir. Bir çocuk bacağınıza yapışır, diğeri arkasına bile bakmadan yürür gider ve siz, düzgün vedalaşabildiniz mi emin olamadan uzaklaşırsınız. Akşamların da kendi hâli vardır: Herkes eve yorgun ve dağınık gelir, ilk konuşulan şey kapının önündeki ayakkabılar olur. Ayrıldığımız ve yeniden bir araya geldiğimiz bu geçiş anları, bir çocuğun kendini ne kadar güvende hissettiğini kısa sürelerine bakılınca sanılacağından çok daha fazla belirler.

Neden önemli

John Bowlby ile başlayan bağlanma araştırmaları, çocukların güvendikleri bir yetişkini "güvenli üs" olarak kullandığını anlatır: Ayrılıp gidebilecekleri ve geri dönebilecekleri güvenli bir yer. Ayrılıklar ve kavuşmalar, bu üssün sınandığı anlardır. Vedalaşmanın nasıl olacağını tam olarak bilen ve ardından sıcak bir "merhaba" geleceğine güvenen bir çocuk, elinizi çok daha kolay bırakabilir. Belirsizlik ise küçük bir çocuğu tetikte tutar ve geçişleri zorlaştırır.

Ritüeller işe yarar, çünkü hem öngörülebilir hem de anlam yüklüdür. Aile rutinleri ve ritüelleri üzerine onlarca yıllık araştırmayı inceleyen gelişim psikoloğu Barbara Fiese, işleri halletmeye yarayan rutinlerle duygu taşıyan ve "biz buyuz" diyen ritüelleri birbirinden ayırır. Çalışmaları, düzenli ve anlamlı aile ritüellerini daha güçlü aile ilişkileriyle ve çocukların güven ve iyi oluş duygusuyla ilişkilendirmiştir. Ritüellerin kendisi çoğu zaman minicik şeylerdir: bir cümle, bir hareket, bir şarkı, yatma saatinde hep aynı sıra.

Büyük çocuklar ve ergenler için bu ihtiyaç ortadan kalkmaz, şekil değiştirir. Kapıda paylaşılan bir espri, cuma akşamı pizza geleneği ya da her gün aynı saatte atılan kısa bir mesaj, ilişkinin kendisi de dâhil her şeyin değiştiği yıllar boyunca sağlam bir bağ olarak kalabilir.

Bugün deneyin

  1. Bir geçiş anı seçin. Sabah vedası, okuldan ya da işten sonraki kavuşma veya uykudan önceki son dakikalar. Sadece biriyle başlamak işi gerçekçi tutar. Şu an en aceleye gelen ya da en gergin geçen anı seçin.
  2. Vedayı kısa, sıcak ve her seferinde aynı yapın. Bir sarılma, bir cümle ve net bir çıkış, uzun ve kaygılı bir oyalanmadan çok daha iyi işler. Şöyle bir şey deneyin: "İki kere sıkıyorum, bir öpücük, saat üçte görüşürüz." Sonra gözyaşı olsa bile gidin. Vedalaşmadan gizlice sıvışmak, genellikle bir sonraki ayrılığı daha da zorlaştırır.
  3. Kavuşmaya bölünmemiş on saniye ayırın. Birbirinizi yeniden gördüğünüzde işlerden önce bağla başlayın. Eğilin, sarılın, göz göze gelin ve "Seni gördüğüme çok sevindim" deyin. Ödev ve beslenme çantası soruları beş dakika bekleyebilir.
  4. Size ait bir uyku kapanışı oluşturun. Hep aynı son kitap, bir ninni, fısıldanan bir cümle ya da "bugünün en güzel ve en zor anı." Çocuklar kaygılarını çoğu zaman yatma saatine saklar; tanıdık bir kapanış ritüeli, bu kaygıların konacağı güvenli bir yer açar.
  5. Ritüeli çocuğunuzla birlikte icat edin. "Gizli bir vedalaşma tokalaşmamız olsun mu?" diye sorun, büyük bir çocuğa da "Pazar günü bizim neyimiz olsun?" deyin. Çocukların birlikte tasarladığı ritüelleri, en çok yine onlar sahiplenir.

Pratikte nasıl görünür

Nermin Hanım, anne ve babası işteyken dört yaşındaki torunu Can'ı haftada üç sabah anaokuluna bırakıyor. Haftalardır vedalaşma karmakarışık: Can ağlıyor, anneannesi kapıda oyalanıyor ve eve berbat bir hisle dönüyor.

Bir pazartesi, okula yürürken Can'a şöyle diyor: "Vedalaşmak için yeni bir planım var. Kapıda elini iki kere sıkacağım, yanağına bir kelebek öpücüğü vereceğim, sonra da kırmızı bankın yanındaki pencereden el sallayacağım." Can'ın ilgisini çekiyor. Kapıda elini uzatıyor. İki sıkma, bir kelebek öpücüğü. "Pencere!" diyor ve içeri, kırmızı banka koşuyor. Nermin Hanım dışarıdan el sallıyor, bir öpücük gönderiyor ve yürüyüp gidiyor. Can'ın dudağı titriyor ama öğretmeni elinden tutuyor, o da el sallıyor.

Okul çıkışında Nermin Hanım bir şey sormadan önce eğiliyor: "İşte geldin. Seni özledim." Perşembe olduğunda adımları Can hatırlatıyor. Ritüel onun özlemini ortadan kaldırmıyor; ama o duyguya bir şekil, bir başlangıç ve bir son veriyor. Can bundan sonra ne olacağını tam olarak biliyor ve bu da ayrılığı dayanılabilir kılıyor.

Yaşa göre

Zorlandığınızda

"Sabahlarımız ritüel için fazla karmaşık." Ritüelin işe yaramasının sebebi tam da bu. Ek zaman gerektirmez; zaten yaptığınız aceleli ve gergin vedanın yerine, her gün aynı olan on saniyelik bir veda koyar. Hazırlayabildiğinizi akşamdan hazırlayın ve kapıdaki son dakikayı koruyun.

"Çocuğum ne yaparsam yapayım her vedada ağlıyor." Bazı çocuklar, özellikle beş yaş altındakiler ya da yeni bir yere başlayanlar, ayrılıkları haftalarca zor yaşar. Tutarlı bir veda, gözyaşları bir süre devam etse bile yardımcı olur; çünkü çocuğa hep aynı şekilde gittiğinizi ve hep geri döndüğünüzü öğretir. Sıkıntı çok yoğunsa, aylarca sürüyorsa ya da çocuğunuzun gündelik hayata katılmasını engelliyorsa, doktorunuzla veya okulla konuşun.

"Ergenim bunu utanç verici buluyor." Ritüeli baş başa tutun ve biçimini değiştirin. Okul kapısında size sarılmaktansa yerin dibine girmeyi tercih edecek bir ergen, arabada yumruk tokuşturmayı, her gün ona komik bir caps göndermenizi ya da gece yatağının ucunda iki dakika oturmanızı pekâlâ kabul edebilir. Önemli olan belirli bir hareket değil, güvenilirliktir.

Sık yapılan hatalar

Tek cümleyle

Ayrıldığınız ve yeniden kavuştuğunuz anlardaki küçük bir ritüel, çocuğunuza her gün size her zaman güvenebileceğini söyler.

Kaynaklar

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi veya psikolojik tavsiye yerine geçmez. Çocuğunuz için endişeleniyorsanız bir doktora ya da uzmana danışın.