"Beş dakika daha." "Şu bölümü bitiriyorum." "Herkesin annesi izin veriyor." Çoğu evde bu pazarlığın bir versiyonu her gün yaşanır, üstelik çoğu zaman pazarlığı yürüten ebeveynin elinde de bir telefon vardır. Kurallar keyfimize göre değişir ve kimse anlaşmanın tam olarak ne olduğunu bilmez. Bir aile medya planı ekranları ortadan kaldırmaz ama her akşamki savaşı gündemden çıkarabilir.
Neden önemli
Ekranın kendisi düşman değil. Babaanneyle görüntülü konuşma, iyi bir belgesel, birlikte oynanan bir oyun, bir gencin arkadaşlarıyla yazıştığı grup: Bunların hepsi gerçekten iyi olabilir. Araştırmacıların asıl endişesi iki şey: Ekranın çocuğun gününden neyi dışarı ittiği ve çocuğun tam olarak ne izlediği, oynadığı, kaydırdığı. Uyku, hareketli oyun, yüz yüze sohbet ve yaratıcılığın çoğunun başladığı yer olan sıradan can sıkıntısı, genellikle ilk kaybedilenlerdir.
En küçükler için öneriler en net olanlardır. Amerikan Pediatri Akademisi, yaklaşık 18 aydan önce görüntülü konuşma dışında ekrandan kaçınmayı; 18–24 ay arasında ekran başlatılacaksa yalnızca kaliteli içerik seçip birlikte izlemeyi; iki ile beş yaş arasında ise mümkünse bir yetişkinle paylaşılan, günde yaklaşık bir saatlik kaliteli içeriği öneriyor. Dünya Sağlık Örgütü de bebekler ve bir yaşındakiler için hareketsiz ekran süresini önermiyor; iki ile dört yaş arası için günde en fazla bir saat, daha azı daha iyi diyor. Okul çağındaki çocuklar ve gençler için AAP tek bir sihirli sayıdan uzaklaşıp uykuyu, hareketi, okul işlerini ve aile zamanını koruyan, çocuğun çevrim içi ne yaptığıyla da ilgilenen bir aile planını öne çıkarıyor.
Ebeveynler de bu tablonun parçası. Brandon McDaniel ve Jenny Radesky'nin çalışmaları, ebeveynin cihazı çocukla etkileşimini sık sık böldüğünde, yani "teknoferans" denen durumda, çocuklarda daha fazla davranış güçlüğü görüldüğünü ortaya koydu. Bu suçluluk duymanın değil, herkesi kapsayan bir plan yapmanın gerekçesi. Çocuklar, özellikle de ergenler, yazımına katıldıkları ve yetişkinlerin de uyduğunu gördükleri kurallara çok daha fazla saygı gösterir.
Bugün deneyin
- Neyin daha fazla olmasını istediğinizle başlayın. Sınırlardan önce aile olarak konuşun: "Akşamlarımızda ve hafta sonlarımızda neye yer açmak istiyoruz?" Uyku, top oynamak, kitap, birlikte yemek yapmak, arkadaşlar. Böylece ekran kuralları ceza gibi değil, bu hedeflere hizmet eden araçlar gibi hissettirir.
- Ekransız zamanlarda ve yerlerde anlaşın. Çoğu aile yemeklerle, kısa araba yolculuklarıyla ve geceleri yatak odalarıyla başlar. Mutfakta ya da koridorda, bütün telefon ve tabletlerin geceyi geçirdiği bir şarj köşesi, en basit ve en etkili kurallardan biridir. Ebeveynlerin telefonları da orada şarj olur.
- Sadece süreyi değil, içeriği de konuşun. Çocuğunuzdan en sevdiği oyunu, kanalı ya da uygulamayı size göstermesini isteyin. "Bunun nesini seviyorsun, göster bana" sorusu, "Ne zamandır o ekrandasın?" sorusundan çok daha fazla kapı açar. Sonra neyin serbest olduğunda, neyin önce sorulması gerektiğinde ve neyin yasak olduğunda birlikte anlaşın.
- Yumuşak bir çıkış planlayın. Bölümün ortasında durmak dayanılmaz gelir. Doğal bitiş noktalarında anlaşın: "Bu bölümün sonunda kapatıyoruz" ya da "Bu maçı bitir, sonra tamam." Birkaç dakika önceden haber verin.
- Yazıya dökün, kendi payınızı da ekleyin. Buzdolabında tek bir sayfa yeter. Yetişkinlerden de en az bir söz ekleyin: "Yemekte telefon yok; unutursak bize hatırlatabilirsiniz."
- Bir ay sonra gözden geçirin. Düzenli bir kontrol şunu söyler: "Bu plan bizim ve gerektiğinde değiştirebiliriz."
Pratikte nasıl görünür
Ayşe ile Murat, on dört yaşındaki Selin'in telefonu yüzünden çıkan bir gece yarısı tartışmasının ardından aile toplantısı yapmaya karar veriyor. Masaya çekirdek ve bir defter koyuyorlar. Ayşe başlıyor: "Artık bu konuda kavga etmek istemiyoruz. Akşamlarımızın nasıl olmasını istiyoruz?"
Selin temkinli. "Telefonumu alacaksınız, biliyorum." Murat, "Açıkçası yemekte daha az telefon istiyoruz. Herkesten," diyor. Selin kaşını kaldırıyor. "Baba, sen her akşam yemekte maç haberlerini okuyorsun." Kısa bir sessizlik oluyor. "Haklısın," diyor Murat. "Ben de varım." Yemek boyunca telefonların bir sepete gireceğinde ve bütün telefonların geceyi mutfakta şarjda geçireceğinde anlaşıyorlar: Okul gecelerinde saat onda, hafta sonları Selin'in pazarlıkla kopardığı on buçukta. Selin bir istisna istiyor: Geç saatte bir grup ödevi görüşmesi olursa önceden haber vermek şartıyla telefonu yanında kalabilecek. Ayşe hepsini yazıyor ve herkes imzalıyor, Murat da gösterişli bir imzayla.
İki hafta sonra Selin telefonunu sepete bırakıp babasını işaret ediyor: "Seninki de." Plan işe yarıyor çünkü Selin onu yazanlardan biri ve kurallar, onları koyanlar için de geçerli.
Yaşa göre
- 0–2 yaş: Aileyle görüntülü konuşmalar sorun değil, hatta değerli. Bunun dışında bir bebek için en zengin "içerik" sizsiniz: konuşmak, şarkı söylemek, yerde oynamak. Ekran kullanacaksanız birlikte izleyin ve gördüklerinizi konuşun.
- 3–6 yaş: Ağır tempolu, kaliteli yapımlar seçin, mümkün olduğunda yanında izleyin ve sonra sohbet edin. Ekranı çocuğunuzun sakinleşmesinin ana yolu hâline getirmemeye çalışın; başka araçlara da ihtiyacı var.
- 7–11 yaş: İlk cihazların ve sohbet özellikli çevrim içi oyunların geldiği dönem. Gizlilik ayarlarını birlikte yapın ve rahatsız edici bir şey görürse ne yapacağında anlaşın: "Gel bana anlat. Anlattığın için başın asla derde girmez."
- 12–16 yaş: Dikte etmek yerine pazarlık edin ve güven arttıkça kontrolü yavaş yavaş devredin. Uykuyu kararlılıkla koruyun, çevrim içi dünyasını merak edin; sosyal medyayı, kıyaslamayı ve bazı uygulamaların ona nasıl hissettirdiğini açıkça konuşun.
Zorlandığınızda
"Sınıfta herkesin telefonu var." Öyle hissettirebilir ve sosyal baskı gerçek. Çocuğunuzun telefona aslında ne için ihtiyaç duyduğunu sorun: arkadaşlarıyla iletişim mi, eve güvenle dönmek mi? Şimdilik daha basit bir telefonun ya da diğer velilerle ortak kuralların bu ihtiyacı karşılayıp karşılamayacağını düşünün.
"Ergen çocuğum kuralları çiğner." Özellikle başta kuralların biraz esnetilmesi olası. Gençlerin planın yazımında gerçek bir söz hakkına ihtiyaç duymasının sebebi de bu. Bir kural çiğnendiğinde bunu sadece bir suç olarak değil, plan hakkında bir bilgi olarak ele alın: "Bu işlemiyor. Nasıl olursa işler?"
"Yemeği yapabilmem için televizyona ihtiyacım var." Bu bir başarısızlık değil, sıradan aile hayatı. Ne izleyeceğini siz seçin, öngörülebilir kılın ("Ben yemek yaparken bir bölüm") ve suçluluk duyulan bir istisna olmaktan çıkıp planın bir parçası olsun.
Sık yapılan hatalar
- Sadece çocuklar için bir plan. Yetişkinler muafsa plan adaletsiz görünür; çocuklar da söylediklerimizden çok yaptıklarımızı taklit eder.
- Ekranı ana ödül ya da ceza olarak kullanmak. Bu ekranı daha da değerli gösterebilir ve ekranla ilgili her konuşmayı bir güç savaşına çevirir.
- Planı yapıp unutmak. Sekiz yaşındaki bir çocuğa uyan plan on iki yaşındakine uymaz. Çocuklarınız büyüdükçe planı yeniden ele alın.
Ekran kullanımı uykuyu, okulu ya da arkadaşlıkları geri itiyor gibiyse veya çocuğunuz çevrim içi geçirdiği zamandan sonra içine kapanık ya da sıkıntılı görünüyorsa çocuk doktorunuzla konuşun.
Tek cümleyle
En iyi ekran kuralları, ailenizin birlikte yazdığı ve yetişkinler dâhil herkesin gerçekten uyduğu kurallardır.
Kaynaklar
- Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), "Media and Young Minds" (politika bildirisi, Pediatrics, 2016)
- Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), "Family Media Plan" (etkileşimli planlama aracı)
- Dünya Sağlık Örgütü (WHO), "Guidelines on Physical Activity, Sedentary Behaviour and Sleep for Children under 5 Years of Age" (kılavuz, 2019)
- McDaniel, B. T. ve Radesky, J. S., "Technoference: Parent Distraction With Technology and Associations With Child Behavior Problems" (Child Development, 2018)