Çoğumuz gidip geliriz. İyi bir günde sabırlı ve cömertizdir, kuralların kenarları biraz yumuşar. Sonra bir şey bardağı taşırır; sertleşiriz, sesimiz yükselir, pek de şefkatli kalmayız. Ardından suçluluk gelir ve yine gevşeriz. Bu gidip gelme herkesi yorar ve çocuğa kuralların bizim keyfimize bağlı olduğunu öğretir. Daha sağlam bir duruş mümkün ve bu, iyi ile sert arasında bir orta nokta değil. İkisi birden.
Neden önemli
Psikolog Diana Baumrind 1960'larda anne baba tutumlarının çocukların gelişimiyle nasıl ilişkili olduğunu incelemeye başladı. Denetimi yüksek ama sıcaklığı düşük (otoriter), sıcaklığı yüksek ama yapısı zayıf (serbest bırakan) anne babaları ve her ikisi de yüksek olan üçüncü bir grubu tanımladı. Bu son tutuma "demokratik" ya da "yetkin" (authoritative) ebeveynlik adını verdi. O günden bu yana pek çok ülkede yapılan araştırmalar, bu tutumu daha kendine güvenen, okulda daha başarılı ve ergenlikte kaygı, saldırganlık ve riskli davranışlarla daha az sorun yaşayan çocuklarla ilişkilendirdi. Bu çalışmaları gözden geçiren ergenlik araştırmacısı Laurence Steinberg, faydalarının çok farklı aile ve kökenlerde geçerli olduğu sonucuna vardı.
Sebebi aslında sezgisel. Sıcaklık çocuğa "Yanımda güvendesin, duyguların anlamlı" der. Kararlılık ise "Dünyanın bir şekli var ve sen kendin tutabilene kadar ben onu senin için sabit tutacağım" der. Kararlılık olmadan sıcaklık, çocuğu kaygılı bırakır ve henüz hazır olmadığı kararların sorumluluğunu ona yükler. Sıcaklık olmadan kararlılık ise korku, gizlilik ya da isyan doğurur. İkisi bir araya geldiğinde sınır, kontrol gibi değil, özen gibi hissettirir.
Kararlı olmak sert olmak demek değil. Amerikan Pediatri Akademisi, bağırmanın, utandırmanın ve fiziksel cezanın zaman içinde davranışı düzeltmediğini, aksine zarar verebileceğini açıkça söylüyor. Kararlılık bundan çok daha sessizdir: Ne olacağını söylemek ve sonra, olay çıkarmadan, bunun olmasına izin vermek.
Bugün deneyin
- İki yarıyı "ve" ile birleştirin. "Çok eğleniyorsun, biliyorum ve artık gitme vakti." "Ama" ilk yarıyı siler; "ve" ikisinin de doğru olmasına izin verir. Bütün gün bu tek kelimeyi deneyin ve nasıl karşılandığındaki farkı gözleyin.
- Sınırı bir kez, sakince söyleyin, sonra harekete geçin. Bir isteği sekiz kez tekrarlamak, çocuğa dokuzuncuyu beklemeyi öğretir. Bir kez söyleyin; bir şey olmazsa eyleme geçin: tableti kapatın, elinden tutun, oyunu durdurun. "Ben sana yardım edeyim."
- Duyguyu kabul edin, çizgiyi koruyun. İtiraz geldiğinde onu tartışarak ortadan kaldırmanız gerekmiyor. "Çok hayal kırıklığına uğradın. Çok anlaşılır. Cevap yine de hayır." Sonra susun. Yeniden açıklamak pazarlığa davetiye çıkarır.
- Yüzünüz ve sesiniz sıcak kalsın. Kararlılık sesinizin yüksekliğinde değil, yaptığınız şeydedir. Sakince sözünüzün arkasında dururken alçak bir ses ve yumuşak bir yüz, yükselen bir sesten çok daha ikna edicidir.
- Esnekliği baskıyla değil, bilerek gösterin. Çocuğunuz iyi bir gerekçe sunduğunda fikrinizi değiştirmeniz gayet normal. Ama bunu kriz çıkmadan önce yapın, kriz yüzünden değil: "Haklı bir noktaya değindin. Bu sefer on beş dakika daha olsun."
Pratikte nasıl görünür
On dört yaşındaki Zeynep bütün hafta cumartesi akşamki partiye gitmek için izin istiyor. Boşandıktan sonra kızıyla iki haftada bir hafta geçiren babası, cuma akşamı evde hiçbir yetişkinin olmayacağını öğreniyor. Zeynep elinde telefonuyla kanepede, kavgaya hazır.
"Neden gitmek istediğini anlıyorum," diyor babası yanına oturarak. "Herkes gidiyor, kaçırmak berbat bir his. Ve evde hiç yetişkin olmayan bir partiye içim rahat etmiyor. O yüzden bu parti hayır." Zeynep başını arkaya atıyor. "Çok haksızsın. Annem izin verirdi." Babası yemi yutmuyor. "Olabilir. Bu evde cevap hayır. Seni ve Elif'i sinemaya götürebilirim, haftaya da arkadaşların buraya gelebilir." Zeynep gözlerini deviriyor ve odasına gidiyor.
Bir saat sonra aşağı iniyor; sinema teklifinin hâlâ geçerli olup olmadığını ve Elif'in gece kalıp kalamayacağını soruyor. Babası evet diyor. Nutuk atmadı, tehlikeleri sıralamadı, sesini yükseltmedi ve geri adım da atmadı. Zeynep net bir "hayır" ve hâlâ onun tarafında olan bir baba buldu. Gerçek hayatta şefkatli ve kararlı olmak böyle görünür: Kusursuz bir konuşma değil, sadece sağlam bir konuşma.
Yaşa göre
- 0–2 yaş: Kararlılık çoğunlukla fiziksel ve yumuşaktır. "Merdivene annenle çıkıyoruz. Hadi bu taraftan gidelim" derken onu merdivenden uzaklaştırın. Şefkat, sesinizin tonunda ve kollarınızdadır.
- 3–6 yaş: Duyguyu adlandırın, sınırı söyleyin, izin verileni sunun: "Çok kızgınsın. Vurmana izin vermeyeceğim. Ayaklarını yere vurabilirsin." İtiraz bekleyin; geçene kadar yanında kalın.
- 7–11 yaş: Sebebi bir kez, kısaca açıklayın. Bu yaştaki çocuklar adalete çok önem verir ve anladıkları kurallara daha kolay uyar. Daha az önemli konularda onların fikrini de sorun.
- 12–16 yaş: Daha çok pazarlık edin ama özellikle güvenlikle ilgili birkaç tartışılmaz kuralı net tutun. Karar vermeden önce sonuna kadar dinleyin; cevap değişmese bile görüşünü ciddiye aldığınızı görsün.
Zorlandığınızda
"Kararlı olunca çocuğum bana kötü diyor, ben de berbat hissediyorum." Çocuğunuzun bir sınırı sevmemeye hakkı var, sizin de onu yine de korumaya hakkınız var. O anki öfkesi ilişkiniz hakkında bir hüküm değil. Pek çok anne baba, sınırlar yerinden oynamayı bıraktığında çocukların kendini daha az değil, daha çok güvende hissettiğini fark ediyor.
"Yıllardır fazla yumuşak davrandım. Artık çok geç değil mi?" Asla çok geç değil, ama başta biraz direnç bekleyin. Çocuklar yeni sınırların gerçek olup olmadığını sınar. Neyin değiştiğini ve nedenini söyleyin: "Hayır demek istediğim yerde evet diyordum. Bundan sonra daha net olacağım." Sonra birkaç hafta tutarlı kalın.
"Evde sert olan eşim, yumuşak olan benim." Bu çok yaygın ve çoğu zaman ikinizi de uçlara iter. Baş başa, ikinizin de katıldığı iki üç sınır üzerine konuşun ve çocukların önünde birbirinize destek olun. Aynı tarzda olmanız gerekmiyor; ortak bir zemin yeterli.
Sık yapılan hatalar
- Uyarıp arkasını getirmemek. Beş kez söylenen "Bu son şansın", çocuğa son şans diye bir şey olmadığını öğretir. Bir kez uyarın, sonra harekete geçin.
- Sadece sertlikten sonra şefkat göstermek. Bağırıp ardından ikramlarla özür dilemek, çocuğa kuralı değil döngüyü öğretir. En baştan sakin bir ton hedefleyin.
- Kararlılığı kontrolle karıştırmak. Yatma saatinde kararlı olmak, ne giyeceğine, kiminle arkadaşlık edeceğine ve ne düşüneceğine karar vermek demek değil. Önemli sınırları koruyun, gerisini bırakın.
Tek cümleyle
Sınır net, onu tutan ses sıcak olduğunda çocuklar gelişir; o yüzden ikisini aynı cümlede söyleyin ve kararlı kısmı davranışlarınıza bırakın.
Kaynaklar
- Baumrind, D., "Effects of Authoritative Parental Control on Child Behavior" (Child Development, 1966)
- Steinberg, L., "We Know Some Things: Parent-Adolescent Relationships in Retrospect and Prospect" (Journal of Research on Adolescence, 2001)
- Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), "Effective Discipline to Raise Healthy Children" (politika bildirisi, Pediatrics, 2018)