ParentAI
‹ 30 günün tümü

30 günün 13. günü · 2. Hafta · Duygular

Korkular ve Kaygılar Üzerine Konuşmak

7 dk okuma

Komşunun köpeği, karanlık koridor, okulun konaklamalı gezisi, yarınki matematik yazılısı, ergeninizin telefonunda gördüğü bir haber başlığı. Çocuklar kaygılanır; bazen bize minicik gelen şeyler için, bazen de gerçekten büyük şeyler için. Çoğumuz iki yoldan biriyle karşılık veririz: Ya teselli ederiz ("Korkacak bir şey yok") ya da koruruz ("İstemiyorsan gitmezsin"). İkisi de o an şefkatli gelir. Ama hiçbiri çocuğun en çok öğrenmesi gereken şeyi öğretmez: Korkabileceğini ve yine de baş edebileceğini.

Neden önemli

Korku büyümenin olağan ve sağlıklı bir parçasıdır ve yaşla birlikte değişir. Bebekler yabancılara karşı temkinli olur; okul öncesi çocuklar karanlıktan, canavarlardan ve yüksek seslerden korkar; okul çağındaki çocuklar incinmekten, başarısız olmaktan ya da dışarıda kalmaktan kaygılanır; ergenler ise başkalarının onları nasıl gördüğünü ve dünyanın gidişatını dert eder. NHS'in de belirttiği gibi bu korkuların çoğu olağan gelişimin parçası olarak gelir ve geçer.

Korkuları sürdüren şey çoğu zaman kaçınmadır. Çocuk korktuğu bir şeyden her kaçındığında rahatlar ve bu rahatlama, beynine o şeyin gerçekten tehlikeli olduğunu öğretir. Ebeveynler de anlaşılır biçimde bu kaçınmaya yardım eder: aynı endişeli soruyu tekrar tekrar cevaplamak ya da doğum günü partisine gitmemesine izin vermek gibi. Yale Üniversitesi'nden psikolog Eli Lebowitz ve ekibi bu değişikliklere "aile uyumlanması" (family accommodation) der. SPACE adlı ebeveyn temelli programlarının denendiği bir çalışmada ebeveynler, uyumlanmayı nazikçe azaltmayı ve "destekleyici cümleler" kurmayı öğrendi; bu cümleler çocuğun korkusunu kabul etmeyi, onun baş edebileceğine duyulan güvenle birleştirir. Çocukluk kaygısında, yalnızca ebeveynlerle yürütülen bu yaklaşım, doğrudan çocuğa uygulanan bilişsel davranışçı terapi kadar etkili bulundu.

Gündelik ebeveynlik için mesaj cesaret verici. Korkuları yok etmeniz gerekmiyor. Çocuğunuza korkunun anlaşılır ve atlatılabilir olduğunu, ona inandığınızı göstermeniz, sonra da korktuğu şeye doğru küçük adımlar atmasına yardım etmeniz gerekiyor.

Bugün deneyin

  1. Korkuyu ciddiye alın. Kaygı size küçük görünse bile çocuğunuz için gerçektir. Düzeltmeyle değil kabulle başlayın: "Bu sana gerçekten çok korkutucu geliyor." "Saçmalama" demeyin; bu, çocuğunuza size anlatmayı bırakmayı öğretir.
  2. Anlayışı güvenle birleştirin. İşin özü bu tek cümlede: "Bunun çok korkutucu geldiğini biliyorum ve bununla baş edebileceğini de biliyorum." Tek başına anlayış korkuyu besleyebilir; tek başına güven ise geçiştirme gibi gelebilir.
  3. Ayrıntıları merak edin. Sorun: "En korkutucu kısmı ne?" ya da "Ne olacağını düşünüyorsun?" Asıl kaygı çoğu zaman ilk göründüğünden daha belirgin ve ele alması daha kolaydır.
  4. Küçük cesaret adımları planlayın. Korkuyu en kolaydan en zora doğru bir merdivene bölün. Köpek korkusu için: köpek resimlerine bakmak, parkın öbür ucundan köpekleri izlemek, tasmalı sakin bir köpeğin yakınında durmak, sonra birini sevmek. Sadece zirveyi değil, her basamağı kutlayın.
  5. Bir kez cevap verin, sonra geri çekilin. Aynı endişeli soru beşinci kez geldiğinde şunu deneyin: "Bence ne diyeceğimi zaten biliyorsun. Sen ne düşünüyorsun?" Bitmeyen teselli kaygıyı canlı tutabilir.
  6. Büyük çocuklar için kaygı saati deneyin. Her gün aynı saatte, kaygıları konuşmak ya da yazmak için on beş dakika ayırın. Başka bir saatte bir kaygı belirdiğinde çocuğunuz onu not edip saklasın: "Bunu kaygı saatine ayıralım."

Pratikte nasıl görünür

Ela on bir yaşında ve sınıfı üç günlük bir doğa kampına gidiyor. Bir haftadır her gece yatarken babası Serkan'a aynı soruları soruyor: Ya uyuyamazsam? Ya midem bulanırsa? Ya otobüste kimse yanıma oturmazsa? Her gece babası onu teselli ediyor, her gece sorular geri geliyor.

Pazar akşamı Serkan başka bir şey deniyor. "Gergin olman çok anlaşılır. İlk kez evden uzakta kalacaksın. Ve bunu yapabileceğine gerçekten inanıyorum." Sonra merak ediyor. "En korkutucu gelen kısım hangisi?" Ela düşünüyor. "Gece. Herkes uyuduğunda ben uyuyamazsam." Birlikte plan yapıyorlar: çantaya bir kitap ve bir el feneri, yan cebe babasından küçük bir not ve cumartesi gecesi kuzeninde bir prova yatısı. Ela "Ama ya ağlarsam?" diye sorduğunda Serkan gülümsüyor. "O zaman ağlarsın ve yine iyi olursun. Ne yapardın?" Ela yorganın altında kitap okuyacağına karar veriyor.

Kamp sabahı Ela hâlâ gergindi. Ama gitti ve döndüğünde babasına ilk gecenin zor, ikinci gecenin çok eğlenceli geçtiğini anlattı. Serkan korkuyu ortadan kaldırmamıştı. Kızının korkusundan daha büyük olduğunu keşfetmesine yardım etmişti.

Yaşa göre

Zorlandığınızda

"Korktuğu şeye doğru itmek zalimlik değil mi?" Amaç itmek değil, çocuğunuzun yanında siz varken baş edebileceği kadar küçük adımlarla ilerlemektir. Her şeyden kaçınmasına izin vermek bugün daha şefkatli gelir ama zamanla dünyayı daha küçük ve daha korkutucu hâle getirir.

"Ben de kaygılı biriyim." Birçok ebeveyn öyledir ve bu, çocuğunuzun korkusunu izlemeyi zorlaştırabilir. Bunu saklamanız gerekmiyor. Baş ettiğinizi görmesine izin verin: "Sunumum için gerginim; bir kez daha prova edip sonra yürüyüşe çıkacağım." Korkular çocuğunuzun okula gitmek, uyumak ya da arkadaşlarıyla görüşmek gibi gündelik şeyleri yapmasını engelliyorsa, haftalarca sürüyorsa ya da panikle birlikte geliyorsa doktorunuzla konuşun; çocuklardaki kaygı destek ve tedaviyle iyi sonuç verir.

"Ergen oğlum kaygı saatinin anlamsız olduğunu söylüyor." Bunu kural olarak değil seçenek olarak sunun. Bazı ergenler kaygılarını telefonunun notlarına yazmayı ya da haftada bir sizinle yürüyüşe çıkmayı tercih eder. İlke aynı: Kaygılara bir zaman ve yer verin ki bütün günü ele geçirmesinler.

Sık yapılan hatalar

Tek cümleyle

Çocuğunuzun korkusunu ciddiye alın, baş edebileceğine inandığınızı gösterin ve her seferinde küçük bir cesaret adımı atmasına yardım edin.

Kaynaklar

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi veya psikolojik tavsiye yerine geçmez. Çocuğunuz için endişeleniyorsanız bir doktora ya da uzmana danışın.